Netekim Paşa

12 Eylül 1980 Askeri Darbesi’nin lideri Orgeneral Kenan Evren de öldü. 98 yıl gibi, günümüze göre normal insan ömrünün üzerinde bir hayat sürdü.  Evren, Ankara Adliyesi 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılandı ve 18 Haziran 2014’te müebbet hapse çarptırıldı, rütbelerinin de sökülmesine karar verildi.  İyi de oldu…  Darısı 27 Mayıs çetesinin başına!  Atılacak ikinci adım ise… Devamını Oku »

Paralel yargıda temizlik süreci devam edecek

CUMHURBAŞKANI Recep Tayyip Erdoğan, Almanya ve Belçika’da gurbetçilere seslendikten sonra yurda dönüşünde gazetelerin yayın yönetmenleri ve yazarlarına gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Erdoğan Fethullahçı Terör Örgütü’nün Kırmızı Kitap’a girmesi ve yargıdaki Paralel Yapı ile mücadele konusunda şunları söyledi:  MGK, biliyorsunuz ‘legal görünüm altındaki illegal terör örgütleri’ ifadesini kullandı. Hükümetimiz de gerekli yerlere bunun bildirimlerini yaptı ve… Devamını Oku »

Diyanet İşleri Başkanı neden hedefte?

Bir tarihçi ve ilahiyatçı olarak, Diyanet İşleri Başkanlığı ile yakından ilgilenirim. Her başkanın kişiliğine, bilgi birikimine ve yaptığı icraatlara da ilgi duyarım. Yaşım itibarıyla bizzat tanıdıklarım dışındakileri de okuyarak kanaat oluştururum.   Sayın Görmez’i de yakından tanırım. Her konuda; karakterini, kişiliğini, bilgi birikimini, bilimsel analiz gücünü… Ölçü olarak aldığım zaman, gelip-geçen başkanlar arasında mümtaz bir konuma… Devamını Oku »

Morfin ve Amerika

Afyondan elde edilen morfin, evvela Amerikan iç harbi sırasında ağrı giderici bir ilaç olarak savaş yaralılarına tatbik edilmeye başlanmıştı. 1867’de Prevase’ın hipodermik şırıngayı keşfetmesinden sonra bütün harp yaralılarına, ağrıyı gidermek için, morfin enjeksiyonları yapılır oldu. Alışkanlık husule getirdiği de pek bilinmediği için, bu dönemde morfin, Amerika’da hiç bir kayda tabi tutulmaksızın ağrı çeken herkese uygulandı.… Devamını Oku »

Hallac-ı Mansur’a atılan gül

Rivayet odur ki, Hallac-ı Mansur ‘Enel-Hak’ dediği için ölüme mâhkum edilmiş, taşlanarak öldürülme cezasına çarptırılmıştır. Göksüne kadar toprağa gömülen Mansur’u öfkeli kalabalık taşlıyormuş. Kafasına ve göksüne isabet eden taşlardan dolayı kan-revân içinde kalmış olmasına rağmen, acısını ifade eden tek kelime ağzından çıkmamış.  Kalabalığın içinden birisi de Mansur’a taş yerine bir gül atmış. Gül, Mansur’un kafasına… Devamını Oku »

Afyondan Morfine

Toprak Mahsulleri Ofisi memuru, köylünün afyonunu alıp tetkik etti ve kilosuna 100 lira kıymet biçti. Tartıp afyonunuzu aldılar. 6 kg geldi ve 600 liralık fiş yazdılar. Bankaya gidecek oldunuz, memur size derdi ki: “Bugün bankaya gitme… Daha afyon parası gelmedi. Birkaç gün sonra uğrayın.” O “bir kaç gün”ün, en az bir kaç ay manasına geldiğini… Devamını Oku »

Yeni Kavalalı mı?

Emekli öğretmen, Kıbrıs Gazisi Hasan Bey’in bu tabiri o gece hiç aklımdan çıkmadı. Rumların yıllarca yaptıkları katliamları bir kez daha tek tek hatırladım.  Hele hele 24 Aralığı 25 Aralığa (1963) bağlayan Noel gecesinde, Binbaşı Nihat İlhan’ın eşinin ve çocuklarının banyo küvetinde hunharca katlediliş karesi, gözlerimin önünde dondu, kaldı.  Sabaha kadar gözlerime uyku girmedi. Kol kırılır… Devamını Oku »

Kaçakçılık

Van-Başkale’den Kürt Zilfo, afyon kaçırmaktan yakalanmıştı. “Niçin kaçakçılık yapıyorsun” sorusuna cevabı şöyleydi: “Yiyecek yok, tarla yok. Ben dağ yollarını iyi bilirim, Katırlarım da var. Bu işte de para bol”  Kürt Zilfo 27 yaşında. Çobanlık yapmış, sarp dağlarda, dağ keçileriyle oynaşmış. Arkasından kurşun bile zor yetişir hale gelmiş. Bir katır yükü afyonu Van’dan İran hududuna götürmesi… Devamını Oku »

Kıbrıs arada kaynamasın

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde Cumhurbaşkanlığı seçimi yapıldı. İkinci turda eski Cumhur başkanı Derviş Eroğlu’na karşı yarışan birleşik cephenin adayı Mustafa Akıncı oyların yüzde 60’nı alarak, yarışı önde bitirdi.  Seçim sonuçları gayr-i resmi olarak belli olur-olmaz, yani resmi açıklama bile yapılmadan, kendisi de daha yemin dahi etmeden, basının karşısına geçti ve bazı açıklamalarda bulundu.  Normalde sadece… Devamını Oku »

Ermeni yaygarasını bırak, Çanakkale’ye bak

1912-1913 tarihimizin en acılı yılları. Birkaç yıl içerisinde koca bir imparatorluk adeta avuçlarımızın arasından kaydı, gitti.  O birkaç yıl içerisinde sadece 4 milyon kilometrekare toprak kaybetmedik; iki buçuk milyona yakın asker olmak üzere beş milyon da insanımızı kaybettik.  Bu zaman sürecinde en acılı dönem 1914-1915 yıllarıdır.  Yemen çöllerinde yanarak, Sarıkamış’ta donarak on binlerce Mehmed’i yitirdik. … Devamını Oku »