Ey devrik yayın yönetmeni sahi seni niye kovmuşlardı

Adamda biraz utanma olur yahu; ama ne gezer?  Hem utanmaz, hem yüzsüz!  Kim mi?  Malum paçavranın devrik genel yayın yönetmeni.  Yıllarca o paçavranın dümenindeydi.  Dünkü köşesinden bana ve başında bulunduğum GÜNEŞ Gazetesi’ne saldırmış! Üslup rezil, dil kötü. Edepsizlikte de kendini bir kez daha aşmayı başarmış.  Manşetleri talimatla attığımı iddia etmiş! Pişkinliğe bakar mısınız?  Ben de… Devamını Oku »

Üzerimize hesaplar

Kurt Koehler, Oluf Köllmann ve Wilhelm Eilers, Nisan 1934’te, Alman devleti için bir rapor hazırlar. Türk Dışişleri Bakanlığı Siyasi İstihbarat Şubesi bu raporu ele geçirir ve Ankara’ya ulaştırır. Raporda Mısır, Türkiye ve İran’da “ilmi ve kültürel çalışma” örtüsü altında nasıl derinleşileceği anlatılmaktadır. Aşağıdaki satırlar, Başbakanlık Arşivi’nde 030 10 231 558 9 No’lu dosyada tutulan 47… Devamını Oku »

Bu bir ihanettir

CUMHURBAŞKANI Recep Tayyip Erdoğan 3 AB üyesi ülkeyi kapsayan ziyaretlerinin son durağı olan Romanya’dan dönerken gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını şöyle yanıtladı: Bugün Avrupa’da futbol karşılaşmalarında sahaya inen bir seyircinin bile görüntüsünü vermezlerken, savcının kafasına silah dayanmış şekildeki fotoğrafları bazı gazetelerde çarşaf gibi yayınlandı. Siz nasıl değerlendiriyorsunuz?  Şu anda Türkiye’de basında özellikle patron takımının hala kavramak… Devamını Oku »

Biraz da Ermeni diasporasına bakalım

Çarşamba günkü yazımızda hafıza kaybımızdan bahsetmiş ve imparatorluğumuzun tasfiyesi sonucunda bize miras kalan problemlere değinmiştim.  Halı altına süpürdüğümüz problemlerden biri de, 1915 Ermeni Tehciri’dir.  1973’te Amerika’da Mıgırdıç Yanıkyan’ın katlettiği Başkonsolosumuz Mehmet Baydar ve yardımcısı Hakan Demir’le konu özellikle dış politika alanında sıcak gündemimizin birinci maddesi haline geldi.  Asala terör örgütü 40’ın üzerinde diplomatımız olmak üzere,… Devamını Oku »

“Ocak Aileler”in tasfiyesi

“Annem ile babam, ben okurken boşandı. Yedi yaşındaydım. Babam ABD’ye gitti, ben ve kardeşim sonradan gittik. Oraya giderken tombaladan bir üvey anne çıktı. Liseyi bitirdiğim gün eve geldim, kapının önünde askerlerin kullandığı bez torbalara benzeyen, sosis gibi yeşil torba duruyor… Kapının önünde dayanmış o torbaya bakarak ‘nedir bu’ dedim kendi kendime, anahtarı kapıya soktum, çalışmıyor,… Devamını Oku »

Amerikan yardımları

2. Dünya Savaşı’ndan hemen sonra, Türkiye’nin, Sovyet taarruzuna karşı mukavemet hisleri kuvvetliydi, fakat memleketin ekonomisi, Türkiye’nin ayakta durması için kendisine lazım olan askeri kuvvetleri beslemeye kafi değildi.  Feodal sistemlerinin sanayileşmiş olan Batı ile başa çıkamayacağını anlayan Japonların takip ettikleri usül gibi, Türkler de; radikal bir Batılılaşma proğramına giriştiler. Zirai ekonomilerinin ve iptidai askeri mekanizmalarının, ne… Devamını Oku »

MHP, SP ve BBP ittifakı

21 Mart 2015 tarihinde MHP kurultayını yaptı.  Devlet Bey, tek aday olarak girdiği kurultaydan kullanılan tüm oyları alarak, yeniden Genel Başkanlığa seçildi.  Kurultayda parti yönetiminde önemli değişikliklere gidildi.  Kurultayın 21 Mart’a alınması da anlamlıydı.  7 Haziran seçimleri için MHP’nin takip edeceği strateji aşağı-yukarı kendini belli etmeye başladı. Türkiye’nin herhangi bir problemiyle ilgili proje falan yok!.. … Devamını Oku »

Çıra olmayın!

Balkan Savaşı’nın yenilgiyle sonuçlanması, Araplar’da Osmanlı Topluluğu’ndan ayrılma düşüncesini kuvvetlendirmiş olmakla beraber, Birinci Dünya Savaşı içinde, “Müslüman Kardeşler Hareketi”nin, “Arap Kardeşler Hareketi” haline kimler tarafından getirilip Osmanlı’ya nasıl isyan ettirildiği, önemli bir mevzudur.  Osmanlı idaresine tek bir IRK ve DİN’in hakim olduğu, bu sebeple yıkıldığı iddiası doğru değildir. Milliyet ve inancına göre tüm kesimlerin, kendi… Devamını Oku »

Yapma Kemal Bey!

Kemâl Bey’i uyara uyara dilimde tüy bitti.  Beni dinlemiyor…  Sebebi de kendince basit: ‘Yandaş takımından’ diyor.  Benim partiler üstü bir ülke ve millet sevdalısı olduğuma bir inanabilse kolay, ama inanamıyor.  Lisedeki o takıntılı bakışını hala üzerinden atamadı.  Ben, Türkiye’deki partilerin hepsinin güçlü olmasını, çok kaliteli kadrolara sahip olmasını isterim.  Çünkü bu, siyasetin seviyesini yükseltir. Bundan… Devamını Oku »

Bülent Bey’in jübilesi

Bülent Bey ikinci kez kameralar karşısına geçti ve yine akla ziyan sözler sarf etti.  Oysa kendisinden beklenen önceki söylediklerine bir parça çeki düzen vermesiydi.  Belki bu bile yeterdi.  Yapmadı.  Yapmadığı gibi, yine hiç de hoş olmayan yargılarda bulundu.  Mesela şöyle dedi:  “Başbakanımız Davutoğlu’nu her türlü tehlikeye karşı korurum”.  Ne tehlikesi yahu?   Erdoğan’ı bir tehlike… Devamını Oku »