Kimin eli kimin cebinde?

İngiltere Başbakanı David Cameron, Leeds şehrinde katıldığı basın toplantısından ayrılırken bir vatandaşın saldırısına uğradı!  Altını çizelim, korumalarının gözü önünde saldırıya uğrayan kişi İngiltere Başbakanı!  Dahası, bir kamera da tüm bu anı saniye saniye görüntüledi.  Bir genç, koşa koşa Cameron’a yaklaştı ve temas etti.  Anlaşılsın diye şöyle söylemek uygun olacaktır, “Cameron’u ebeledi”!  Korumalar ise genci iş… Devamını Oku »

Güvenlik mi demokrasi mi?

Silahsız üç asker, kalleşçe sırtından vuruluyor!  Kalleşçe!  Peki bu kalleşliği niçin yapıyor?  Herkesin bildiğini bir kez daha yazacak değilim.  Çünkü gelinen noktada, bu soruya verilecek hiçbir cevap vicdanları rahatlatmıyor.  Birileri “al sana açılım” diye bağırırken, birileri de “batsın senin çözüm sürecin” diye ah ediyor!  Bu yüzden de saldırının arkasındaki “yalın gerçek” acıyı dindirmeye kâfi gelmiyor. … Devamını Oku »

Erdoğan risk alırken ‘siz’!

Her zamankinden çok daha fazla desteğe ihtiyacı var.  Çünkü artık açık açık konuşuyor.  Cesaretle haykırıyor.  Yaradan’a sığınıp büyük riskler alıyor.  Hem de çok büyük!  Maskelerini düşürüyor.  Ve bunu da her fırsatta yüzlerine karşı yapıyor.  “300 bin insanın ölümüne, katledilmesine sessiz kalan dünya şu anda Kobani’de ayağa kalkmış durumda.  Çok güzel de Dera, İdlib, Hama, Humus,… Devamını Oku »

Berkin’in ailesine çağrı

Sordu, daha doğrusu sorabildi!  “Oğlunuz gerçekten IŞİD’çi miydi?” dedi.  Sorarken yüzü kızarmadı.  Utanmadı.  Annesi buz kesti.  Soruyu duyanlar da!  Bu kez başkaları sordu.  “Aynı soruyu Berkin’in ailesine de sorabilir miydin”?  “Berkin DHKP-C’li miydi” diyebilir miydin?  Yasin Börü IŞİD’çi olsaydı, böylesi bir vahşeti hak ediyor mu olacaktı?  Berkin de hak etmiyordu.   Velev ki DHKP-C’liydi!  Basın… Devamını Oku »

CHP pis pis sırıtıyor!

Tuğrul Türkeş’in Hürriyet’e verdiği röportaj ziyadesiyle mühimdi.  Haber sitelerinin de dikkatinden kaçmamış olacak ki, neredeyse tamamının manşet bloğunda hak ettiği yeri aldı.  Peki niye?  Çünkü o röportajda Türkeş; cemaatin her şeyi ele geçirme, her yere nüfuz etme arzusunu cesaretle ortaya koyuyor.  Şöyle diyor:  “Cemaat MHP’nin içine elini sokmaya çalıştı, kestik. Net”!  Cemaat bir siyasi partinin… Devamını Oku »

Cemaatin densiz yazarı!

Joost Lagendijk, cemaatin Radikal Gazetesi’nden transferidir.  Yeri gelmişken söyleyeyim; cemaatin Zaman’ı ile Aydın Doğan’ın Radikal’i arasındaki ilişkiyi de bir türlü anlayamamışımdır!  Neyse…  Lagendijk densizin bayrak tutanı, sallayanıdır.  Sinir bozucu bir tiptir.  Tıpkı Merkel gibi.  Tıpkı Ricciardone gibi.  Yahut Claudia Roth gibi.  “Bu”, vaktiyle Türkiye – AB Karma Parlamento Komisyonu Eş Başkanlığı yaptı.  Sömürge valisi gibiydi.… Devamını Oku »

Al sana empati!

Ülkemin çiçek çocukları yaptıkları son sokak eylemlerinde de başarısız olunca, oturup “biz nerede hata yaptık” diye kafa yormaya başlamışlar.  Uzun uzun tartışmışlar.  Birisi şöyle demiş:  “Tabii ki başarılı olamayız, Esenyurt’ta eylem mi olur”?  Öbürü atılmış:  “Doğan, Şahin yakmakla olmaz bu iş. Bir Porsche yakacaktık ki, seyreyle gümbürtüyü”!  Bir diğeri:  “Bence de! Bakkal dükkânı yağmalamanın karşılık… Devamını Oku »

Hangi kapı Selahattin Bey?

Yaşananlar ortada!  Ancak Selahattin Demirtaş tüm bunlara rağmen sokağı kaşımaya, germeye, kışkırtmaya devam ediyor.   Anlaşılır gibi değil doğrusu!  Kürtler dâhil toplumun tüm kesimleri Demirtaş’a öfkeli!  Ancak Selahattin Bey’in öfkeye de, tepkilere de kulakları tıkalı.   Duymak istemiyor.   Amma; kamuoyundaki yaygın algı şu;  “Ne olduysa Demirtaş’ın ABD ziyareti sonrası oldu”!  Nedir peki, ABD gezisinde… Devamını Oku »

“Ekrem Dumanlı’nın ‘Zamanda’ durmaması lazım”!

Ekrem Bey’in dünkü yazısı hayli ilginçti!  “Zamanı durduramazsınız” diyordu.  “Zaman’ı durduramazsınız” demek için.  Basit kelime oyunlarıyla süslemeye çalıştığı yazısı kötüydü.  Gerçekten kötüydü.  Olmamış, becerememiş.  Bence daha iyisini yapabilirdi!  Sanırım pek bir keyifsiz.  Yılgın ve yorgun.  Ve dahi bıkkın.  Sanırım azledilecek!  Zira başaramadı!  Azerbaycan’a mı ne gönderilecek-miş!  Diyorlar ki, “gönderme değil kaçırma”!  Kaçacak-mış yani!  Ben öyle… Devamını Oku »

“Kemal Bey’in şeyi” ve “Işıl”!

Gözlerden kaçtı.  Üzerinde pek fazla durulmadı.  Oysa çok mühim bir meseleydi.  Ne mi?  İzah edeyim.  Hatırlayın geçen hafta Başbakan Davutoğlu bir açıklama yapmış, Kılıçdaroğlu’na zehir zemberek sözlerle yüklenmişti.  Konu, Kemal Bey’in “yeni tezkere” teklifiydi.  Başbakan bu teklifi eleştirirken konuşmasının bir yerinde şöyle dedi:  “Onun aklına şeyine ihtiyacımız yok”!  Kemal Bey bu söze çok bozuldu.  Hemen… Devamını Oku »